Necati Tosuner 18 Haziran 1944 - 23 Şubat 2026
Hürriyet'teki haber:
TDK Roman Ödülü, Haldun Taner Öykü Ödülü, Sait Faik Hikâye Armağanı, Attila İlhan Roman Ödülü ve Erdal Öz Edebiyat Ödülü dahil birçok ödül alan; öykü, roman, deneme ve çocuk kitabı türlerinde eserlerin sahibi usta yazar Necati Tosuner bir süredir hastanede tedavi görüyordu.
Günışığı Kitaplığı, usta yazarın vefat haberini şu sözlerle duyurdu: “1944 Ankara doğumlu usta yazarımız Necati Tosuner, bir süredir tedavi gördüğü hastanede bugün (dün) saat 12.10’da hayatını kaybetmiştir. Türk Edebiyatı’nda özellikle öykü ve roman türündeki eserleriyle önemli bir yer edinen Tosuner, insanın iç dünyasını, yalnızlığını ve modern hayatın kırılganlıklarını yalın ama derin bir anlatımla ele almıştır. Yarım asrı aşan edebiyat yaşamı boyunca pek çok kuşağa ilham olmuş, çağdaş edebiyatımızın özgün ve güçlü seslerinden biri olarak hafızalarda yer etmiştir. Usta yazara Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve edebiyat camiasına başsağlığı diliyoruz.”
1944 yılında doğan Tosuner ilk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. İstanbul Pertevniyal Lisesi’nden mezun olan Tosuner, İstanbul Üniversitesi felsefe eğitimini yarıda bıraktı. Lise yıllarından itibaren yazmaya başlayan usta yazar, iki yıl Almanya’da yaşadıktan sonra Türkiye’ye dönüp 1977’de Derinlik Yayınevi’ni kurdu. Bir süre Basın İlan Kurumu’nda çalışan yazar, 1983’te reklamcılık alanına geçti. 1996’da ise emekli oldu. Tosuner, Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN Türkiye ve Reklam Yazarları Derneği üyesiydi. Tosuner, dört yaşından beri engelliydi.
* * * *
Doğan Hızlan'ın yazısı
Necati Tosuner'in ardından
İYİ yazar Necati Tosuner’i sonsuzluğa uğurladık.
Türkçenin, yalnızlığın, gönlün yazarıydı.
İnci Enginün, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı kitabında, Necati Tosuner için “sakatlığını hemen hemen bütün eserlerine yansıtmış bir yazardır” diyor.
Kuşkusuz bu doğru bir saptamadır. Yalnızca, daha adından haberci Kambur kitabında ya da çocuklar için yazdığı kitaplardan biri olan ve kambur bir dayıyı anlattığı Dayım Balon Olmuş’ta açıktan işlememiştir bunları Tosuner, o her türden ‘ruh sakatlıklarını’, yalnızlıkları da katarak tüm edebiyatına rota bellemiştir.
Kambur’un arka kapak yazısındaki bir cümle Tosuner’in gerek yazarlığını gerek kişisel acısını dile getiren anahtar bir sözdür: “Dört yaşından beri sakatlığını yaşıyor.”
İşte Tosuner’in dünyası bu tema çevresinde, bunu eksen alarak gelişir.
Gerçekten de sağlıklı insanlar arasında yaşama savaşı veren bir insanın iç dünyası ve toplumdaki gerçeklerle kesişmesi Tosuner’in öykülerini oluşturur. Büyük acılarla, kırgınlıklarla, küçük sevinçler iç içedir. Tosuner’in kimi öykülerinde birdenbire yağan yağmuru ve ardından çıkan güneşi fark edersiniz. Böylece doğanın esirgediklerinin acısını çeken birinin hayatında sevinç hemen parıldayıp bulutlara karışan bir güneş gibidir...
Necati Tosuner edebiyatında olan biten nedir: Önce gerçekten fiziksel eksikliğini yaşayan birinin bunu örteceğine üstüne üstüne giderek insanların en vahşi kesitini vermesi, diğer yandan da iç dünyası ile baş başa kalan birinin toplum karşısındaki tavrı ve davranışları. Özellikle böyle birinin cinsel sorunlar konusunda düşündükleri. Buna rağmen Tosuner’in yazdıkları topluma ve insan sevgisine sırt çevirmiş bir dünyanın ürünleri değildir. Onlar bir durumu kabullenen, ama bu kabullenmeyi de insanı sarsacak bir Çehov sakinliğinde veren yazılardır.


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home