18 Aralık 2019 Çarşamba

Tunç Başaran


Önce Fulmar Troost'ta aynı ajansta, daha sonra o serbest ben başka ajanslarda çalışırken birlikte reklam filmleri yaptığımız; İstanbul barları mihmandarım, film işlerinde ustam, teraziler birliği kardeşim Tunç Başaran'ı kaybetmişiz. Bir ara (bir reklam filmindeki sorunlardan ötürü) dargındık. Bir ya da iki yıl sonra barışmaya, Tunç'un yıllarca ara verdiği uzun metraj çekmeye başlayacağı 'Biri ve Öteki' setine gittim. Gördüm ki senaryonun ana fikri benim yıllardır düşündüğüm ve ona (ve Gani Turanlı'ya, Tunca Yönder'e, Ümit Gülsoy'a) anlattığım film, tekrar uzaklaştım. Yıllarca görmedim, konuşmadım. Ufak ufak rastlaşıp konuştuk sonraları. Kaybettiğimize çok üzüldüm tabii.

'Kültür Servisi' denen site şu yazıyı yazmış:



"Yönetmen Tunç Başaran, bir süredir tedavi gördüğü İstanbul Göztepe Medeniyet Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 81 yaşında hayatını kaybetti. Başaran’ın kanser tedavisi gördüğü ve solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi. Tunç Başaran “Uçurtmayı Vurmasınlar” ve “Piano Piano Bacaksız” gibi birçok filmin yönetmenliğini yapmıştı. Tunç Başaran, 1 Ekim 1938 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Çocukluğu ve gençliği İstanbul’un Fatih semtinde geçti. Yaşamını değiştiren yerin, eskiden Direklerarası adı verilen Şehzadebaşı olduğunu söyler; çünkü orada yedi sekiz sinema vardı. Sevgili dostu, yazar İslam Çupi’yle Fatih Kaymakamlığı karşısındaki Hava Şehitleri Parkı’nın parmaklıklarına oturup, seyrettikleri filmleri tartışırlardı. Ona John Ford lâkabını takan da Çupi’dir. 17 yaşındayken evden kaçtı. Amacı kaçak olarak bir şilebe binip Amerika’ya gitmekti. Sinemacı olacak ve Charlton Heston’u görecekti. Adapazarı’nda yakalandı. Edebiyat Fakültesi’nde okurken yönetmen Memduh Ün’le tanışır. Yazdığı bir senaryoyu okuyan Ün kendisine asistanlık teklif etti. Dört sene Ün’ün yanında çalışır. O arada Lütfi Akad, Halit Refiğ, Atıf Yılmaz, Ertem Göreç gibi ünlü yönetmenlerin yanında da asistanlık yaptı. 1964 yılında ilk filminde, “Borusunu Öttüren” adlı oyunu senaryo haline getiren Orhan Kemal’le çalıştı. Sonra “Kara Memet” ve Orhan Kemal’in “Bekçi Murtaza”sını çekti. 1966’da askere gitti. Sinemadan kopmadı, çok trajik bulduğu Adnan Menderes’in hayatını film yapmak istedi, araştırmalara başladı. Askerlik görevinin ardından yine setlere döndü. Bir yıl kadar hiçbir iş yapmadı. Menderes’le ilgili araştırmalarına devam etti. Reklam sektörüne geçti ve reklam filmleri çekmeye başladı. On beş yıl aradan sonra yeniden sinema filmi yapma zamanı geldiğine inandı. Kazandığı bütün parayı senaryosunu da kendi yazdığı “Biri ve Diğerleri” adlı filme yatırdı. Film kendisine 1987 Antalya Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü, ardından 1988’de İstanbul Film Festivali’nde (o günlerdeki adıyla İstanbul Sinema Günleri) En İyi Türk Filmi Ödülü’nü getirdi. 
Sonra “Uçurtmayı Vurmasınlar”ı (1989) yaptı. Başta 8. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde kazandığı “Yılın En İyi Türk Filmi” ödülü olmak üzere, yurt içi ve yurt dışında En İyi Film, En İyi Yönetmen dallarında birçok ödül alan bu film “En İyi Yabancı Film” dalında Oscar aday adayı oldu. Arkasından “Piano Piano Bacaksız” (1991) filmi geldi. O da “Uçurtmayı Vurmasınlar”ın başarısını yakladı. “Uzun İnce Bir Yol” (1993), “Sen de Gitme” (1996), “Kaçıklık Diploması”(1998), “Abuzer Kadayıf” (2000) Başaran’ın filmlerinden bazıları."

0 Comments:

Yorum Gönderme

<< Home